Yaşar Eyice - Yemek yapmasını biliyor ama...Yemek yapmasını biliyor ama...
google-plus09 Ağustos 2015 Pazar 17:55 (49185)
Yemek yapmasını biliyor ama...

Az önce Ahmet Sarışın’ın son uyarı yazısını okudum.

Aslında ‘son!’ sözcüğünü yanlış kullandım.

Konunun önemini belirtmek için kullanmaya çalıştım.

Çünkü Ahmet Sarışın, sürekli böylesine ‘uyarı’ yazıları yazıyor ve de görüntüleriyle paylaşıyor.

Yani masa başında değil...

Gezerek, görerek, yaşayarak, bütün benliğiyle işin içinde...

Peki kim bu Ahmet Sarışın?
Tek sözcük ile beyinlerimizin ve kalplerimizin başkanı...

Neden kendisi çok seviliyor?
Çünkü verdiği sözü tutuyor ve anında yerine getirdiği gibi takibini de yapıyor.

Ama şimdi elinde güç yok...

Ama bence elinde güç olanlardan da daha fazla bu memlekete hizmet ediyor, her tavrı ve davranışıyla...

 

Böyle olmalılar

 

Bir hatıramı sizinle paylaşayım, sonra ‘son’ dediğim, daha doğrusu sondan bir, belki iki ve hatta sonsuz önceki uyarıya döneyim...

Ahmet Sarışın Konak Belediye Başkanı idi...

Gece bir toplantıda ‘Karşıyakalı Sarışın’ ile birlikte karşılaştık.

Kendisinden bir istekte bulundu:

‘Karşıyaka Atakent Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğrencilerin oturması için bank yok. Başta Karşıyaka belediye başkanı olmak üzere şu belediye başkanları ve de yetkililerle görüştüm. Hepsi ‘Haklısın!’ dedi. Ama sorun çözülmedi.’

Konuşma bu kadardı...

Belki de daha kısa...

Sabah erken saatte, kaçta dersiniz?
Saat 07.00’de Konak Belediyesi ekipleri, daha millet uyanmadan, horozlar kalk borusu çalmadan Atakent Lisesi’nin bahçesini banklarla süslemişlerdi.

Daha ne olsun?

Hiç kimse hatta Karşıyakalı Sarışın bile gördüklerine, yaşadıklarına inanamamıştı...

 

Daha çok yazarsın!

 

Gönlümüzün başkanı Ahmet Sarışın şimdi de şu uyarıyı yapıyor:

‘Urla kavşağından Çeşmealtı merkezine 45 dakikada gelebildim.

Eğer tedbir alınmazsa çok kısa zaman sonra bu yol çekilmez hale gelecek.

Acilen Zeytinli Köy’den Devlet Hastanesi yolu bitirilmeli!

Yetkililerin bilgisine, ya da sizler bilirsiniz?’

Eski Başkan Ahmet Sarışın’ın uyarıları ve önerileri hep bu kadar...

Dedim ya bir de birkaç fotoğraf ı da belge olarak ekler...

Ve de son cümlesi de aynıdır:

Yetkililerin bilgisine, ya da sizler bilirsiniz?’

 

İşine geldiği gibi!

 

Aslında hata burada...

‘Kaymaklı’ dediğimiz iş olunca herkes ‘yetkili’ oluyor...

Ama iş çalışmaya gelince ‘yetkili’ sözcüğünü hiç kimse üzerine almıyor.

Bu konuda bazı atasözlerimiz var ama sıralamayacağım...

Kimsenin kabul etmemesi ya da etmesi üzerine...

 

30 yıl önce...

 

Ben de Sevgili Başkanım Ahmet Sarışın’a bir başka örnek vereyim, aynı yerden...

Güzel ve yaşanılacak kent Urla’dan...

25 hatta 30 yıl önce Urla’nın geleceği konuşulurken,  İskele’ye bir kilometre uzaklıkta ‘İzmir yönünde) bir sokak düşünüldü...

Şu anki Urla Yelken Kulübü’nün karşısında....

Burası Adres olarak Atatürk Mahallesi 2175 sokak...

Hatta planlarda, toplu ulaşımda, otobüs duraklarının yerleri bile işaretlendi...

Ağaçlı yol, ‘sit engeli’ nedeniyle genişletilemeyeceğinden, bu alternatif yol, Çeşme Otoyoluna ve dolayısıyla otobana bağlanacaktı.

Üstelik alan boştu ve sazlıktı...

Çalışma zor olmazdı...

 

Ya şimdiki durum?

 

Ne oldu biliyor musunuz?

Onlarca ev yapıldı...

Hala yapılaşma sürüyor...

O günkü şartlarda bağlantısı olan yol, bakımsızlıktan ve ilgisizlikten neredeyse çıkmaz yola döndürüldü...

Dahası bazı tali yollar ziftin üzerine mıcır dökülerek sözüm ona asfaltlanırken bu işlek yolun 100 ya da 200 metresi unutuldu...

Belki de tahsisat bitti...

Ya da Başkan Ahmet Sarışın’ın sözü ile ‘Siz bilirsiniz!’

 

Gücü olan kazanıyor!

 

 

Bir başka örnek vereyim:

Yine aynı çevreden...

O çevredeki tarlalardan birine bir müteahhit veya varlıklı kişi binalar yapmaya başladı.

Karşıdan 6 tanesini saydım...

Dahası olacakmış...

Hatta söylentiye göre şimdiden düşünülen fiyat 1trilyon eski paradan başlayacakmış denize bir kilometre uzaklıktaki villaların değeri...

Çalışan kazansın...

Çevreye de bir değer katacak mutlaka....

 

Zararı vatandaşa!

 

Ama ne göreyim?

Bir hafta kadar önce belediyenin dev kamyonları bir türlü ele almadıkları bu 2175 sokağı kullanarak, bozuk yolu daha da çökerterek moloz taşıyorlar...

Nereye?

Villaların yapılacağı alana...

Dozerler de geldi...

Tarla yol olmaya başladı...

Yapılanı hep alkışlıyorum.

Hatta ‘Bir çivi çakanın kulu kölesi olurum’ da diyorum...

Yani:

Binlerce kişinin faydalanacağı yol için daha bekleriz...

Ama villaların yapılacağı alana yolu hemen açabiliriz...

İşte bizdeki mantık ve zihniyet bu...

Ha sahi unutmadan söyleyim:

Hafta içinde Urla’da Bağbozum Şenlikleri yapılacak...

Başkan Sibel Uyar da mutfağa girmiş, yemekle meşgulmüş...

Çünkü kendisi ‘gıda mühendisi’ olduğu için halka ‘yemek nasıl olur? Bunu göstermek istiyormuş...

Ben çok uzaklarda olacağım için Başkan Sibel Uyar’ın yaptığı yemeklerden haberdar olamayacağım...

 

Aceleye gerek yok!

 

Asıl konuyu ve görüşümü ‘yemek’ konusuna dalınca unutuyordum...

Cumartesi ve Pazar (bugün) çalışma yok...

Herhalde vatandaşlar rahatsız olmasın diye düşünüyorlar!

Ehh günde kaç kez kamyonların sefer yaptıklarını da fazla saymadım...

Ama beş altı ağrı tonajlı kamyon olduğunu gördüm...

Dozerin sesini de günde bir ya da iki saat duyuyorum...

Dostlar alışverişte görsün örneğindeki gibi...

 

Aylık değil, saatlik ücret ödenmeli

 

Özetle söylemek istediğim şu...

Hiç kimse kusuruma bakmasın...

İşçiler de sendikalar da, okuyucular da...

Bunların hepsi maaşlı personel...

Günde birkaç saat çalışmakla iş yürümez...

Hepsinin maaşı dolgun...

Yani: bundan böyle mühendisinden, ustabaşına ve de kamyon şoförüne...

Hatta dozer operatörüne...

Aklınıza kil geliyorsa hepsine, çalıştıkları saat kadar ücret ödenmeli...

Bir haftada birkaç saat çalışacaksın, işi eline gözüne bulaştıracak ya da yapıştıracaksın...

Sonra da ‘Bu maaş bana yetmiyor’ diye ağlayacaksın...

İşte bunu kabullenmekte zorlanıyorum...

‘Ne kadar ekmek o kadar köfte!’ derler ya, sistem bu olmalı...

Yoksa ömrümüz böyle ‘yapılacak!’ diye beklemekle geçer...

Belediye başkanları da değişir, yöneticiler de...

Çünkü onlar da emekli olurlar...

Sadece ir tane yolu gösterip, ’30 yıldaki eserim’ diye övünürler...

Biz de her seçimde gidip, oyumuzu bunlara veririz...

Çünkü iyi yemek yapmasını bilirler, belki de böyle yollar da...

Yorumlar
En Çok Okunan Haberler