Gül Seren - Tarihin tek tanığı! ZEYTİN...Tarihin tek tanığı! ZEYTİN...
google-plus06 Temmuz 2015 Pazartesi 15:42 (48354)
Sabaha karşı saat 04.04’de yer sarsıntısı ile uyandım.

Sabaha karşı saat 04.04’de yer sarsıntısı ile uyandım.

Sabah ezanı okunuyordu...

Duamı yaptım bu arada ‘erken kalkan erken yol alır’ düşüncesiyle gelen mektupları okumak için mailimi açtım.

Bursalı okuyucum Tamer Uysal da uyuyamamış olmalı ki saat 03.24’de Bursa’yı irdeleyen bir yazısını göndermiş.

Aslında ‘Bursa’ adını silin yerine ‘İzmir’ sözcüğünü yazın sorunların aynı olduğunu görürsünüz.

Merak ve ibretle okudum.

Ama yazının ikinci bölümü daha da ilgimi çekti.

Konu ‘zeytin’ idi...

Yani her zaman önem verdiğim ve kaleme almaya çalıştığım zeytin...

Biz ‘Zeytin’ denilince hemen Akhisar’ı aklımıza getiriyoruz.

Oradaki dostlarımızı ve bu ürün için nasıl çırpındıklarını biliyoruz.

Bazısı çalışıyor, bazısı da reklamıyla para kazanıyor.

Bu konuya girmeyeceğim....

Tamer Uysal’ın yazısını paylaşacağım.

Benim gibi sizin de beğeneceğinizi umuyorum....

 

Simge ‘zeytin’ olmalı

 

‘Erguvan ve Çınar’ adından ne kadar söz edildiyse bence ‘Zeytinden’ de o kadar söz edilmesi gerekti.

Bunu bir eksiklik olarak mı görüyorum.

Tabii ki evet!

Yazar bildiğim kadarıyla bu şehrin (Bursa) nebatatına benim kadar düşkün birisidir. Zeytinin aklına gelemeyeceğini düşünmüyorum .

Ama Bursa’da en az çınarlar ve erguvanlar kadar büyük bir simge de ‘zeytin’ olmalıydı.

Zeytin Akdenize (bilhassa Ege kıyılarına) özgü bir bitkidir.

Maki denen bitki örtüsünün içinde erguvanlar kadar zeytin de sayılmalıdır. Çınardan daha uzun ömürlüdür.

Ne soğuktan azzeder ne de fazla sıcağı sever.

Bilhassa önem bakımından çok eski zamanlardan beri İznik (Nikea) ve Gemlik (Cius) Bursa’dan çok çok ileride gelirler.

İznik bir devlet komuta üssü iken Bursa sönük bir tekfurluktur ve doğrudan İznik’e bağlıdır.

Tabi ki bir de Mudanya (Myrlea).

Ve bugün zeytin her iki ilçenin logosunu süslemektedir.

Yazar deniz hinterlandına yani dar arkada kalan bölgesinde olmasını seçimlerini yaparken göz önünde bulundurmuş da olabilir...

 

Zeytinyağlı yiyemem!

Al ve yeşili sevdiğimden midir mi bilmem türküyü seviyorum...

Ama zeytinden söz açılmışken ‘Zeytinyağlı Yiyemem’ türküsünün hakkında son yıllarda tekrar gündeme gelen rivayetlerden de bahsetmeden geçemem.

Bu türküyü Yunanlıların ünlü laiko şarkıcısı Glykeria Kotsula ve bizden de Zara icra etmişlerdi.

Hatta popüler hale sokulan bu türküyü Candan Erçetin de repertuvarına almıştı. İlginç olan Bursa Güvende yani Bursa yöresine özgü halk oyunlarında seslendirilen türkülerden biri olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Orhan Şallıel şefliğinde Orkestra tarafından icra edilen Bursa Köy Güvendeleri adıyla yayınladığı albümde de yer almıştır...

Bir bir kesiliyor!

Bilhassa zeytine ve zeytin ağacına nereden mi geldim?

Zeytin ağaçlarının her geçen gün Bursa'nın var olan simgelerini bir bir kaybetmesi...

Kısa bir süre önce Manisa'nın Soma ilçesi, Yırcalı Mahallesi'nde termik santral yapılacak bölgedeki zeytin ağaçlarının kesilmesi olayının bana anımsattıklarından elbette.

Bu türkünün hikâyesi de bu ve benzer olayların kökenine ışık tutuyordu.

Her ne kadar iddia olduğu ileri sürülse de adından dinsel kitaplarda ve efsanelerde de bolluk ve ölümsüzlük simgesi olarak söz edilmesi ve bu ağacın tanrısallık ifade etmesi yanında faydalarının ise binlerce yıldır bilinip de insan istifadesine sunulmasına rağmen nedense bu sözü edilen türküde gözden düşürülmeye çalışılması yani bir manada kötülenmesiydi.

 Zeytin neden simge olmalıdır?

Anımsadıklarımdan birisi de Türk-Yunan dostluk nişanesi olarak Karagöz Parkına zeytin fidanı dikim töreni'dir.

17 Aralık 1999 diye not düşmüşüm.

Büyük depremin acılı günleri...

Acımızı paylaşan Yunan halkı adına bu günlerde fidanı Helsinki Zirvesinde Başbakan K.Simitis Ecevit'e armağan etmişti. Karagöz Parkı'ndaki dikim töreninde Başkonsolos Fitsos Hidas da bulunmuştu.

Her şeyden önemlisi barışın ve Ege'nin iki yakasındaki halklarının kardeşliğine simge olan bu ağaç Bursa'da Çekirge semtinde Karagöz parkına da dikilerek tarihi bir olayın da başkahramanı iken, büyüklerimin hatta anneannemden anımsadığım kadar sık sık şifa niyetine içerek vücuduna da sürdüğü ve faidesinden hiçbir zaman imtina etmediği zeytinyağı hakkındaki bu iddialar neden kaynaklanıyordu.

 

Tepki koyulmuştu!

Kaz dağlarının altını üstünü oyan siyanürlü altıncılar için ne demişti Ahmet Uysal;

siyanür buğusu üflendi,

zeytinime pamuğuma,

gümüşle kör edildim.

Aslında o günlerden bugünler arasında pek fark yok.

Canlı için adeta yaşam iksiri yerine geçen usaresi ile ilgili dönen dolaplar bana Ortadoğu'da dönen dolapları akla getiriyor.

Ortadoğu petrolü için niye bunca kavga veriliyor?

Çünkü buradaki petrol dünyanın en nitelikli maliyeti en düşük petrolü.

Tıpkı Zeytinyağı da öyle.

Dünyanın en yararlı bitkilerinden.

Hatta belki de en iyisi.

Yüzyıllardır, kaynaklara göre on binlerce senedir...

 Altın sıvı zeytinyağı!

 Antik kalıtlarda bilhassa amforalarla taşınan yegâne metanın yani ticaret malının ‘altın sıvı zeytinyağı’ olması bunu göstermiyor muydu?

Kısaca özetleyecek olursak sen şişirme mısırı kullan diye sana reva görülen mısır yağı margarin in tıpkı petrolde olduğu gibi bazı çuşlar kanalıyla (çok uluslu şirketler) eloğluna taşınmasından ibarettir.

Süttozuna razı edip Kore'ye itelendiğimiz günlerin hikâyesi…

Bir Akdeniz ağacı olan zeytinin yağından mevcut bakımdan hallice olmayan ABD Mısır yağını dolara dönüştürmek için ya kendi kullanacak ya da sana satacaktı, ikincisini tercih etti.


Hedef saptırılıyor

Bugün ABD tohumculuk ve tahıl tekelleri NBŞ (Nişasta bazlı şeker) üretimi yaparak da petroldeki siyaseti tarıma da bulaştırmış görünüyorlar.

En açık örneği Ukrayna olaylarıdır.

Buradaki hadiselerin de bu ülkedeki hükümetin tahıl üretimine koyduğu kotadan kaynaklandığı sanılmaktadır.

Perde arkası!

Daha dün Yırcalı'da yaşananların arkasında yatan görüntü bana devrim arabaları hadisesini de çok yakından anımsatıyor.

Hani şu benzin yüzünden yolda kalan 4 arabanın hikayesi.

O da bir yutturmacaydı.

Elbette ‘Adı devrim olan bir arabanın sokaklarda dolaşmasına zaten izin vermezlerdi’, vermeyeceklerdi.

Yoksa bugün memleketin müsrifliğinin bir nolu dış masraf kaleminin otomobil ve yakıtı olmaması hiçten bile değildi…

Tarihin tanığı zeytin

Bir yazar zeytin için; ‘tarihin tanığıdır, bir hikâyedir, şiirdir, ağıttır, acıdır, hüzündür ve mutluluktur’ demişti.

Tıpkı Roni Marguiles şiirinde olduğu gibi:

Her geçtiğimde yanından bir zeytin ağacının

sormak gelir içimden: Anlatsana ihtiyar,

küçükken daha sen nasıldı bu topraklar,

kimler geçer yanından, kimler giderdi?

Fenikeliler getirmiş diyorlar, buralara seni.

Tuzlu muydu Akdeniz’in suları o zaman da?

Yakıcı mıydı böyle yine öğle güneşi?

Neye benzer, neler düşünürdü Fenikeliler?

Uzun yaşamak kolay. Ya hatırlamak her şeyi?

Sallayıp gövdeni zeytin toplayan insanların

değiştiğini görmek yaklaşık otuz yılda bir,

babadan oğula, izledikçe nesiller birbirini?

Her geçtiğimde yanından bir zeytin ağacının,

düşünmeden edemem: yaslanıp yaşlı gövdesine

kimler dinlenmiş, kimler uyuklamıştır acaba

ılık bir yel eserken yapraklarının altında?

Sorasım gelir her defasında: Anlatsana ihtiyar,

neler gördün, neler kaldı yüzyıllardan aklında?

Nasıl insanlardı Haçlılar? Eski Yunanlılar?

Korkunç muydu Aksak Timur denildiği kadar?

Evet, diye fısıldar yemyeşil yapraklar adeta:

“Koca koca ordularıyla geçtiler önümden hepsi,

gümüş kakmalı kılıçları, ipek takımlı atlarıyla.

Geçtiler… ve gittiler ama işte, yoklar artık hiçbiri.

Buradayım ben hâlâ

**

Ve tıpkı devrim arabaları aslında unutulan devrim gibi zeytinin şanlı hikâyesi de dışa hibe edildi…

Zeytinler türküdeki gibi derdest edilirken Bursa'nın, Türkiye'nin hatta Dünya'nın en incancıl en dostane duygusu olarak barış ve simgesi de çıkarlara feda edildi…

 

 

KILÇIK

 

ZEYTİNİME DOKUNMA...

 

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,

yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,

yaşamak yanı ağır bastığından.

(Nazım Hikmet)

Yorumlar
En Çok Okunan Haberler