Zeytindostu Derneği'nden firmalara hayati uyarı
google-plus25 Ekim 2018 Perşembe 10:02 (5652)
İŞTE İNCİR BALI 'EFSANESİ'NİN GERÇEĞİ!
Zeytindostu Derneği'nden firmalara hayati uyarı

ZEYTİNDOSTU DERNEĞİ'NDEN GÜNDEMDEKİ KONULARA AÇIKLIK GETİREN AÇIKLAMALAR GELDİ: 



“Zeytinyağı firmaları marka değerlerini korumak için duyusal analiz desteği almalı”

*İklim kaynaklı verim kaybı zeytincilik sektörünü zora sokuyor

*Akdeniz kuşağındaki ülkelerde bu yıl zeytinde verim kaybı var

*İncir balı zeytin sineğine çözüm değil


//


Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fügen Özkaya, bu yıl iklim faktörlerine bağlı olarak ülkemizin de dahil olduğu Akdeniz kuşağında zeytinde verim ve kalite kaybı beklendiğini kaydetti. Zeytinyağında ulusal ve uluslararası alanda marka değerinin sürdürülebilir olmasının önemine işaret eden Özkaya, zeytinyağı firmalarına  “Duyusal analiz panellerinden destek alın” uyarısında bulundu.


Zeytindostu Derneği, bu yıl zeytin üreticisi ülkeleri etkileyen verim ve kalite kaybına bağlı olarak yaşanacak olası sıkıntılara karşı uyarılarda bulundu. Geçtiğimiz günlerde İspanya’nın başkenti Madrid’te yapılan Uluslararası Zeytin Konseyi Danışma Kurulu Toplantısı’nda konunun gündeme geldiğine işaret eden Zeytindostu Derneği Başkanı Prof. Dr. Fügen Özkaya bu sezon İspanya dışındaki pek çok ülkede yüzde 50’ye varan verim kaybının söz konusu olduğunu söyledi. 


Prof. Dr. Özkaya, konuya ilişkin şu değerlendirmelerle bulundu,

Ülkemiz zeytin sektöründe, 2018-2019 üretim sezonunda sıcaklık ve yağış ağırlıklı iklim faktörlerine bağlı olarak biyotik ve/veya abiyotik stres kaynaklı, zeytinciliğimizde verim ve kalite kaybı söz konusu olmuştur. Benzer durum Akdeniz kuşağında yer alan diğer zeytin yetiştiricisi ülkeler için de geçerlidir. Uluslararası Zeytin Konseyi Danışma Kurulu toplantısında bu durum açıklanmaya çalışılmıştır. Erken çiçeklenme, hastalıklar ve kuraklık bu biyotik ve abiyotik streslerden bir kısmını oluşturmaktadır.

Bu sezon için ülkelerin tahminleri ve beklentileri verimin düşük olduğu yönündedir. İspanya dışında kalan ülkelerin büyük bir kısmında yüzde 50’ye varan oranda bir verim kaybı beklenmektedir.

Kış aylarından itibaren yağan aşırı ve düzensiz yağmurlar tozlanma zamanı tozlanmayı etkilediği gibi havaların ısınmasıyla birlikte aşırı nem ve enfeksiyon hastalıklarının oluşumu artmıştır. İklim kaynaklı olarak zaten az tutmuş olan meyvelere bu kez zeytin sineği zarar vermeye başlayınca birçok bölgede ciddi bir verim ve kalite kaybı meydana gelmiştir.

Biyotik ve abiyotik stres sonucu oluşan meyvelerden elde edilen zeytinyağlarındaki kalite kaybı da oldukça yüksek olmuştur.


“DUYUSAL ANALİZ PANELLERİNDEN DESTEK ALIN”

Zeytinyağı firmalarına ulusal ve uluslararası piyasada marka değerlerini koruyabilmek adına duyusal analiz panellerinden çeşitli konu başlıklarında destek almaları tavsiyesinde bulunan Özkaya sözlerini şöyle sürdürdü;

Kaliteli ürünün sürdürülebilirliği marka değerinin korunabilmesi için zorunludur. Ülkemizde son yıllarda ulusal ve uluslararası platformlarda çeşitli kalite yarışmalarında dereceye girerek kendini ispat etmiş olan markaların sürdürülebilirliği bu anlamda önemlidir.

Zeytincilik sektörümüzün bu gibi iklim kaynaklı verim ve kalite kaybına karşı marka değerlerini ulusal ve uluslararası boyutta koruyabilmeleri, sürdürülebilirlikleri oldukça güçleşmektedir. Bununla birlikte uygulanabilecek en etkin yol; ülkemizde mevcut zeytinyağı duyusal analiz panellerinden; hammaddenin temininden sıkımına, aletlerin temizlenmesinde ürünün depolanmasına kadar her aşamada destek alınmasıdır.


“İNCİR BALI ZEYTİN SİNEĞİNE ÇÖZÜM DEĞİL”

Son günlerde özellikle sosyal medyada yaygın olan incir balının zeytin sineği mücadelesinde etkili olduğu yönündeki paylaşımlara da değinen Özkaya, yayılan söylentilerin tamamen gerçek dışı olduğunu kaydetti. Zeytindostu Derneği Başkanı, “’Zeytinliklerdeki incir ağaçları zeytin sineğini üzerine çeker ve incir balını yiyerek zehirlenip ölür…’ gibi bir bilgi tamamen gerçekten uzak bir yaklaşımdır. İncir balı zeytin sineğine karşı bu kadar etkili ise yıllardır milyarlarca dolar Ar-Ge çalışmalarına gerek olmazdı. Bu konuda yapılmış hiçbir bilimsel çalışma ve makale bulunmamaktadır." diye konuştu.

Yorumlar
Kutlay Tansel Susam
Madem bilimsel çalışma yok yap o zaman, makale yok ise yaz o zaman. Ne işe yarıyorsunuz ? Merak ediyorum.
En Çok Okunan Haberler