Abidin Tatlı - HEY GİDİ HASAN AĞABEY!HEY GİDİ HASAN AĞABEY!
google-plus26 Nisan 2017 Çarşamba 13:26 (1339)
"Tabir-i caizse, sektörde böl, parçala, yönet politikası var."

Çok yıl oldu, çok şey konuştuk tartıştık amma uzun bir süre sessizdi. Ama vefat ettiği gün suskunluğunu bozdu ve bana ağız dolusu kızdı. Teşekkür ederim Hasan Ağabeyciğim. Dediğin her şey harfiyen aklımda... Bilesin ki çok uzun süre de aklımdan çıkarmam ne mümkün.

Hakkını helal et.

Benim hakkım sana helal olsun.

Sektör bileşenleri uzlaşmak zorunda!” demiştin de sözlerini hatırlatmak ve paylaşmak istedim.

 Bugüne kadarki tüm kayıplarımız, sektörün birlikte hareket edememesinden kaynaklanıyor.

 Zeytinyağı sektörünün tüm bileşenleri uzlaşmak zorunda...

 Herkesin ilk görevi budur.

 Türkiye zeytinyağı sektörünün bileşenleri anlaşmak, uzlaşmak zorundadır. Bugüne kadar olan gelişmeleri izleyecek olursak, kayıplarımızın her zaman beraber hareket edememekten kaynaklandığını görüyoruz.

İnsanlarda amaç birliği olmayınca hiç kimse amaca ulaşamıyor. Bunun en somut örneği sektörün içinde bulunduğu durum, fiyatlar ve bunun karşılığında devletten alınan prim. Sektörde herkes “Primi istedik ve çalıştık” diyor. Ama sonuç yok çünkü herkes ayrı ayrı mücadele etti.

Devletin bir söylemi var.

Geçen yıl dedi ki; “Prim bu sene 10 kuruş çünkü zeytinyağı pahalı.” Geçen yıl fiyatlar 4,75 TL seviyelerinde devam etti. Şimdi prim enflasyon oranı miktarında artırılarak 11 kuruşa çıktı.

Eğer devletin geçen yılki bahanesi doğru ise, herkesin devlete gidip, “Zeytinyağı geçen sene pahalıydı, bu sene ucuz. Senin de mantığın bu. O zaman üstünü tamamla” demesi gerekiyor.

Birileri dedi ama hep birlikte demediğimiz için sesimiz gür çıkmadı.

Birileri enteresan bir şekilde uzunca bir dönem Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’ne (IOC) girilsin istemedi. Buradan hareketle zeytinyağı sektöründe bir çıkar çatışması olduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz.

Ama sektörün şunu anlaması lazım; yurtdışında kartelleşme var. 2 tane önemli grup var. Dünya zeytinyağı üretiminin 2,5 milyon ton olduğu göz önüne alınırsa, bu gruplardan birinin tek başına 350 bin ton ambalajlı satış kapasitesi olması gerçekten önemli bir göstergedir. 25 ülkede 8 tane lojistik merkezden 350 bin ton zeytinyağı gerçekten büyük bir kapasiteyi işaret ediyor. Bu bir çıkar grubudur ve doğal olarak çıkarlarına göre hareket edecektir. Bu tür firmalar ve bunların uzantıları zeytinyağı üreten ülkelerdeki hükümetleri dahi etkileme gücüne sahip.

Bunların Türkiye’de etkili olmadığını düşünmek tabi ki hayalcilik... Herkes kendi çıkarı için belli bir oluşum içinde yer alıyor.

Ama sektör bileşenleri şunu değerlendirmiyor; birlikte hareket edilirse daha iyi sonuçlar alınır. Artık üretme noktasında değiliz. Zeytinyağı işi yapanlar çoğaldı. Öteden beri bu işi yapanlar da büyük ölçekli şirketler haline geldi. Üreticinin yaptığı yatırım sonucu en uç noktadaki satıcının da geliri arttı. Sektör hep birlikte kalkınır. Diyelim ki bu zincirden ihracatçıyı koparıp aldınız.

“Tüccar çiftçi düşmanıdır, onları ortadan kaldıralım” dediniz.

Peki bu yağı kim işleyecek, kim satacak?

Tamamen saçmalık.

Ya da daha da ileri giderek ihracatçının “En iyi çiftçi ölü çiftçidir” dediğini varsayalım.

Mevcut ağaçlar bize yeter mi? Kesinlikle hayır. Ayrıca mevcut ağaçlara kim bakacak? Diyelim ki çiftçimiz daha çok kazansın diye Türkiye’de zeytinyağı fiyatını 3 Euro yapalım. Bu yağı kim tüketir? Türkiye’de rakip yağların durumu söz konusu ve 1’e 3 makasını her zaman korundu. Bu makasın çok açıldığı zamanlarda dengeler bozuldu ve birileri bundan rahatsız oldu.

Biz de o dönemlerde hep bir şeyleri tartışır olduk. Dahilde işleme rejimini tartıştık. Lampant zeytinyağının ihracatını konuştuk.

Bunu da maalesef basın yoluyla yapıyoruz. Bu sektör bu kadar mı garibandır? Biz çiftçiler olarak bu sektörün bileşenlerini bir araya getirebiliriz. Arada bir takım gerginlikler olsa da herkesin aynı amaca ulaşmaya çalıştığı bir yapıda tartışmalar faydalı sonuçlara neden olabilir. Ancak sektörde bir toparlanma yok. Tabir-i caizse, sektörde böl, parçala, yönet politikası var.

Her kesim diğerinin karşısında.

Hepsi birbirine rağmen bir şeyi yapma durumuna gelebiliyor.’’

Tam 10 yıl oldu. Ne değişti lütfen bir bakalım.

Hey gidi Hasan Ağabey, Hey gidi bunca boşa geçen 10 yıl.


Geçtiğimiz haftaiçinde trafik kazasında hayatını kaybeden zeytinyağının duayen ismi Hasan Köşklü (Solda) Yatağan'da moderatörlüğünü yaptığı ortak akıl toplantısında Abidin Tatlı ile görülüyor.

Yorumlar
En Çok Okunan Haberler