Gül Seren - Ayvalık’ta zeytin günleriAyvalık’ta zeytin günleri
google-plus12 Kasım 2015 Perşembe 20:11 (38156)
İzmir’de Ayvalık’ı seven iki kişi tanıyorum…

İzmir’de Ayvalık’ı seven iki kişi tanıyorum…

Biri Aylin Onart, diğeri de Yıldız Dizdar

Aylin Onart’ın Alsancak’taki ‘Fikir Atölyesi’nde, ya da çeşitli televizyonlarındaki programlarında yalnız İzmir’in değil Türkiye’nin en önemli ve başarılı işadamları, akademisyenler, sanatçıları konuk ediyor.

Hatta seçim öncelerinde birçok adaya da, ‘Mutlaka Aylin Onart ile tanışın, size büyük yararı olur’ önerisinde de bulundum.

Nedense biz Akhisarlı zeytincileri, daha doğrusu Akhisar Ticaret Borsası yönetimini ve üyelerini tanıdıktan sonra, ‘Önce Akhisar’ demeye başladık.

 

*- Birkaç isim!

 

Benim gibi düşünenler var:

Örneğin Ayvalık’ta yazlıkları olmasına rağmen Nazlı- Selamettin Bayındır çiftti gibi…

Birçok gazete ve internet sitesinin yazarı Ünal Tümin ve sevgili eşi Türkcan Tümin ve evlatları gibi…

Foto Muhabiri Mehmet Özdoğru gibi…

Bodrumlu Ayfer Ülkü, Hakan- Tolga Ülkü kardeşler gibi…

İzmir Port’tan; Burhan- Serdar Çınar kardeşleri de bunun içinde sayabiliriz.

Ege’nin belki de Türkiye’nin ilk ‘zeytin Dergisi’nin yönetimi üstlenen Hüsamettin Berber gibi

İstanbulluları saymaya kalkarsam Ayvalıklı dostlara ayıp olur, herhalde…

 

*- Gökben’den gelen mesaj

 

7 Haziran seçimlerinden sonra anarşi azınca, her gün şehit haberlerinin acı ve üzüntüsünü yaşayıp kahrolurken, başta İzmir olmak üzere belli başlı kentlerimizde tüm etkinlikler iptal edilirken, Akhisar Ticaret Borsası Genel Sekreteri Gökben Dikili Altaş, yönetim kurulunun aldığı kararı Akhisar ve zeytin severlere duyurdu:

Akhisar Zeytin Hasat Şenliklerimizi bu yıl ne yazık ki ülkemizde yaşanan tarifsiz acılar nedeniyle iptal ediyoruz.!

Ve Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat da, Meclis Başkanı Bahattin Alkın ile düzenlediği basın toplantısında aldıkları kararı açıkladı.

Türkiye’de ve komşu ülkelerde yaşanan olaylardan dolayı şenliğin yapılmasının doğru olmadığını bildiren Borsa yönetimi yayınladığı basın bildirisinde; ‘Zeytin barışın ve kardeşliğin simgesidir.

 

*- Tarifsiz acılar nedeniyle

 

Her yıl bu aylarda zeytin ağacının bizlere sunduğu bereketli daneleri hasat ederken yaşadığımız mutluluğa, ülkemizin dört bir köşesinden gelen misafirlerimizi de ortak etmek için düzenlediğimiz Akhisar Zeytin Hasat Şenlikleri’mizi bu yıl ne yazık ki ülkemizde ve komşularımızda yaşanan tarifsiz acılar nedeniyle iptal ettiğimiz bilgisini kamuoyuna arz ederiz.’ denildi.

Herhalde yılların verdiği alışkanlık olacak, 1 Kasım seçimlerinden sonra ilk ziyaret ettiğim ilçe yine Akhisar oldu.

Üreticilerin sorunlarını dinledim…

Türkiye’nin yüzde 80 sofralık zeytin üretimini gerçekleştirenler, ‘Zeytinyağına verilen teşvik ve destek primi bize de verilmeli’ diyorlar.

Haklı istekleri ve gerekçeleri çok…

Sanıyorum bu konuda Manisa’nın tüm milletvekilleri de birleşiyorlar.

 

*- Ayvalık’ın düşüncesi

 

Akhisar’ın kararına Ayvalık uymadı…

Ayvalık’ta ‘Hasat Günleri Komitesi’, ‘ Biz Hasat Günleri’ni eğlenmek için değil, zeytin ve zeytinyağına ilgiyi artırmak için düzenliyoruz. Acımızı yüreğimize gömüp işimize odaklanmak zorundayız.’ açıklamasını yaptı.

Ayvalık denilince akla ne gelir?

Bunu çok kişiye sordum:

Bornova’da Cemil- Bülent Haseki Kardeşler, ‘Tost gelir!’ dediler.

Son yıllarda ‘Ayvalık Tostu’ çok meşhur oldu…

Hatta, Ayvalık Hasat Günleri Şenliğini birkaç yıldır iyice üstlenen ve tanıtım için hiçbir masraftan kaçmayan Zeytinci Aysun Uygun bile konukların mutlaka ‘Ayvalık Tostu’ öneriyor.

Sanıyorum, bunlardan en meşhuru da, ‘Hülya Avşar’ ın adı verileni…

Tost çarşısına girince, resimleriyle süslü olan büfe…

Eski Magazin Yazarlarından Muzaffer Cellek ise ‘Ayvalık’ denilince, lağım kokan sokaklarını anımsattı…

Aslında Ayvalık’ta ‘sakızlı’ dondurmanın keyfini çıkarmanızı öneriyorum.

Akhisar’da da çok eski yıllarda ‘Mavi Köşe’ diye bir mekân vardı.

Oranın ‘keçi sütlü’ dondurması da çok ünlüydü…

 

*- Akla gelen!

 

Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Cevdet Kantarcı ve Sezai Madra’nın söyledikleri ise şöyle:

‘Ayvalık denilince akla zeytinyağı gelir!’

Geçenlerde yazmıştım:

İDO’nun, yani İstanbul Deniz Otobüsleri’nin limanlardaki kafeteryalarında, ‘Sızma Ayvalık Zeytinyağı’ küçük şişelerde satılıyor.

Litresine ortalama 100 TL. ödüyorsunuz…

Satılan Ayvalık Zeytinyağı mı, yoksa başka bölgenin mi bilemiyorsunuz.

Bildiğiniz gibi ‘tağşiş’ denilen bir bela var, gerçek tüccarın başında…

 

*- Sahtekarın böylesi

 

Geçen yıla kadar, Ticaret Odası Başkanlığını yapan Belediye Başkanı Rahmi Gençer anlatmıştı:

‘Birkaç yıl önce Çeşme’de lüks bir lokantada yemek yerken, işletmenin sahibi şansımıza ‘Ayvalık zeytinyağı’ satan bir tedarikçi ile tanıştırdı. Ayvalıklı olduğunu belirten adam Ticaret Odası Başkanını ve diğer isimleri tanımamıştı. Sıkıştırınca Ayvalık’ta çok yıllar önce anneannesinin oturduğunu belirtti.’

Sonrası mı?                                                                                                     

‘Herkesin memnun olduğu satıcının ‘halis’ dediği yağından numune aldık ve laboratuar tahlilini yaptırdık…’

Peki sonuç ne?

‘Yağ tağşişli çıktı.

Yani çiçek yağı ile karışık!’

 

*- Bazısı daha cesur

 

Yalnız bu tedarikçinin yağı mı böyle karışık?

Geçenlerde ‘Fetocu değilim, bizi kandırmışlar!’ açıklamasını yapan Orkide’nin yönetim Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Küçükbay da, ‘Bazı ünlü markalar tağşiş yapıyor’ dememiş miydi?

Bunu önceki dönem, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanlığını yapan Ali Nedim Güreli de açıklamamış mıydı?

Bence konuyu en iyi bilenlerden biri de Emre Uygun…

Genç ve dinamik Emre Uygun, konumu gereği hem bölgecilim yapmıyor, hem de eşiyle birlikte üreticinin hakkını koruyor.

Bu arada ‘dökme’ ve ‘marka’ zeytinyağı tartışmaları yıllardır sürüyor.

Akhisar sayesinde Türkiye’de zeytin ağacı varlığı her geçen gün artıyor.

Bu uğraşı Ayvalık’ta göremiyoruz…

 

*- ‘Yok yılı’nın sonucu!

 

Aklımızda kalan, zeytinin bir yıl arayla. ‘var’ ve ‘yok’ yılı olması…

Bunun çeşitli nedenleri var…

Sırıkla topladan tutun da, toprak ve su analizlerine kadar…

Bu yıl ‘yok yılı’ olduğu için fiyatı artacak…

 

*- İyi ki zeytin dostları var!

 

‘Zeytin dostu’ gazeteciler sayesinde tüketim çok az da olsa artı.

Ayvalık’tan gelen haberlere göre; kişi başına yıllık tüketimi 3 litreye çıkarmaya, hem de ihracatı artırmaya çalışıyorlar.

Üreticiye kilo başına 70 kuruş, ihracata da kilo başına 1.3 liralık desteğin artırılması da istiyorlar.

Tağşiş ve yol kenarlarında satılan markasız-sağlıksız ürünler önemli sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Ayvalık Ticaret Odası Zeytinyağı Komitesi Başkanı Aysun Uygun, ‘Geçen yıl zeytin rekoltesi 1 milyon 108 bin tondu. Zeytinyağı üretimi de 170 bin ton dolayındaydı. Zeytinyağı üretimi bu yıl 140 bin tona inecek gibi.’ diyor.

Zeytinyağı ihracatı 2013’te 26 bin tondu.

2014’te 15 bin tona indi.

Bu yılki beklenti 20 bin ton.

Emre Uygun şunlar söylüyor:

‘Fiyat yükselince markalı ihracat öne geçiyor. Fiyat düşünce “dökme” ihracat artıyor..’

 

****

 

ZEYTİNCİNİN DUASI:

 *- Allah ömrünü zeytin ağacının ömrü gibi uzun, bedenini zeytinyağı gibi sıhhatli, yuvanı zeytin taneleri gibi bereketli yapsın…

Yorumlar
En Çok Okunan Haberler